Search
  • spontago

Myanmar Günleri - Hpa-An – Mahar Sadan Mağarası

Updated: Oct 27



Mawlamyine’den sonra U Nar Auk Manastırı’nı a geride bırakınca Hpa An ve çevresi Budist inanışla doğanın kaynaşması olarak tanımlanabilir.


Tercihlerimizi gözeten şoförümüz Sai’nin rehberliğinde, onun önerilerine de uyarak yola devam ediyoruz. Hpa-An’a 27km mesafedeki Mahar Sadan mağarası diğer durağımız.

Elimizdeki rehber kitaplardan ve bloglardan araştırmalarımızı teyit eder şekilde şoförümüz Sai bugün ve yarın göreceğimiz mağaraları ve pagodaları birbiri ardına sıraladıkça, zaten iyi olmayan isim hafızamın içinde kayboldukça kayboluyorum.

Sonunda göreceklerimizi isimlerinden ziyade alamet-i farikalarıyla nitelendirmeyi seçiyorum.

İçinin futbol stadyumu büyüklüğünde olduğu söylenen Mahar Sadan Mağarası veya diğer ismiyle Saddar Mağarası, ilk mağaramız.

Bölgedeki mağaraların büyüklüğü, içinin güvenle gezilebilirliği, herhangi bir vandalizme kurban gitmeden bu kadar güzel korunmuş olmaları tapınak olarak kullanılmalarıyla açıklanabilir.

Girişte bizi karşılayan stupalar, Buda heykelleri, duvarlarla yüzlerce küçük Buda figürü kullanılarak mozaik gibi işlenmiş altın sarısı Budist sembollerin ardından, mağaranın içindeki uzun bir tur bekliyordu bizi.


İbadet alanı olduğundan çıplak ayakla dolaştığımız mağarada yerlerin yer yer ıslak olması tempoyu yavaşlatıp, etrafa daha alıcı gözle bakmaya vesile oluyor.


Mağara içerisinde git git bitmeyeceğini düşündüğüm anda, içeri sızan gün ışığı bizi mağaranın diğer tarafındaki doğal gölete yönlendirdi.


Orada konuşlanmış kayıklardan biri ile göletten süzülerek mağaranın su altında kalmış, tavanı neredeyse kafamıza değecek kısmından geçerek ovanın diğer bölümü önümüze serildi.


Başarılı bir girişimcinin yakındaki ağaçlardan toplayıp sattığı Hindistan cevizlerinin suyu ile susuzluğumuzu, nefis etli kısmı ise yorgunluğumuzu aldı. Bu vesile manzaraya karşı oturmak da cabası.


Merdivenlerden çıkarak ulaştığımız mağaranın girişi genişliği ile karşıladı bizi

Önceki fotoğraflarda arka planda duvarda sarı noktalar şeklinde görünen öbeklerin her biri altın kaplama Buda'ların mozaik tekniği ile bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş, Budizm açısından önem arz eden figürler

iki filin arasından devam ediyoruz mağaranın derinliklerine
Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik hesabi, mağaranın derinliklerine devam ediyor ve içerideki köprüyü takip ediyoruz.
Isik göründü tekrar

Magaranin diğer tarafından çıktığımızda bir gölet karşılıyor bizi. Göletin kıyısından 45 dakika kadar yürüyerek giriş yaptığımız noktaya ulaşmak mümkün. Ancak biz kiraladığımız kayıkla devam edeceğiz.

Bölge halkı alışık olsa da, tapınak mağaraya girerken ayakkabıları dışarıda bıraktığımızdan doğayı çıplak ayak yürüyerek geçmeyi her halükarda tercih etmiyoruz. Hele ki kayığın ve gölün romantizmiyle karşılaştırıldığında.

Rahat rahat oturup ileride, ovada çalışan köylüleri izlerken birden uyarıyoruz, kafalarımıza dikkat etmemiz icin.

Mağaranın kısmen su altında kalmış kısmından geçiyoruz. O kadar alçak ki, kayıklar acaba burası düşünülerek mi böyle tasarlandı diye aklımda geçirmeden edemiyorum.

Mağaranın altından suyun öte tarafına geçtiğimizde, ova daha da genişliyor, suyun rengi zümrüt yeşilinden biraz daha toprak tonlarına dönüyor.

Kıyıya ulaştığımızda doğanın içinden yürümemiz gereken 500-600m kısımdan önce, ağaçların gölgesinde, manzaraya karşı taptaze hindistan cevizinin tadina doyamıyoruz.


Spontago

Boutique travel consultancy and travel designing for micro group travel and macro group travel. From accommodations to what to eat and where to eat, our travel enthusiasts will design you not only a travel, but also an experience.

Site Map
Contact Us
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

spontago 2020